Depreme hazırlıkta kâğıt üzerindeki planlar ve gerçekler: Kocaeli gerçekten hazır mı? - Kocaeli Haberleri | İzmit Pusula GazetesiKocaeli Haberleri | İzmit Pusula Gazetesi

8 Kasım 2026 - 22:39

Depreme hazırlıkta kâğıt üzerindeki planlar ve gerçekler: Kocaeli gerçekten hazır mı?

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acı tecrübesini yaşayan Kocaeli’de afet hazırlıkları yıllardır gündemde.

Depreme hazırlıkta kâğıt üzerindeki planlar ve gerçekler: Kocaeli gerçekten hazır mı?
Son Güncelleme :

09 Kasım 2026 - 1:39

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acı tecrübesini yaşayan Kocaeli’de afet hazırlıkları yıllardır gündemde. Binaların taranması, toplanma alanlarının belirlenmesi, lojistik merkezlerin planlanması ve afet eylem planları önemli adımlar olarak öne çıkıyor. Ancak AFAD’ın yayımladığı veriler, toplanma alanlarının altyapısı ve işaretlendirilmesi konusunda ilçeler arasında dikkat çekici farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Peki, olası büyük bir depremde Kocaeli’nin hazırlık planları sahada ne kadar karşılık bulacak?

Kocaeli, Türkiye’nin deprem gerçeğini en ağır yaşayan kentlerinden biri. 17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara Depremi, kentte binlerce insanın hayatını kaybetmesine, çok sayıda binanın yıkılmasına ve şehir yaşamının büyük ölçüde değişmesine neden oldu.

Aradan geçen yıllarda deprem hazırlığı konusunda çeşitli projeler hayata geçirildi. Belediyeler, AFAD, üniversiteler ve ilgili kamu kurumları farklı başlıklarda çalışmalar yürüttü. Ancak aradan geçen zamana rağmen cevaplanması gereken temel bir soru bulunuyor:

Kocaeli, olası büyük bir depreme gerçekten hazır mı, yoksa hazırlığın önemli bir bölümü hâlâ planlar ve projeler aşamasında mı?

313 bin binanın 147 bini 1999 öncesinde yapıldı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yayımladığı Afet Eylem Planı verilerine göre kent genelinde 313 bin 635 bina bulunuyor. Bunların 147 bin 34’ü 1999 yılı öncesinde inşa edildi.

Belediyenin açıklamasında, 1999 öncesi yapıların yüzde 95’inde tarama çalışmalarının tamamlandığı belirtiliyor.

Bu oran önemli bir çalışma yapıldığını gösteriyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı var: Bir binanın hızlı taramadan geçirilmiş olması, o binanın deprem karşısında güvenli olduğunun kesin olarak belgelendiği anlamına gelmiyor.

Hızlı tarama, yapıların ön değerlendirilmesi ve riskli olabilecek binaların belirlenmesi açısından önemli bir araç. Bir binanın deprem performansının ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi ise ayrıca mühendislik incelemesi gerektiriyor.

Dolayısıyla asıl sorular şunlar:

  • Taraması tamamlanan binalardan kaçı riskli bulundu?
  • Riskli olduğu belirlenen binaların kaçı için ayrıntılı inceleme yapıldı?
  • Güçlendirilmesi gereken kaç bina güçlendirildi?
  • Yıkılması veya yenilenmesi gereken binalar için hangi işlemler gerçekleştirildi?
  • 1999 sonrasında inşa edilen yapıların tarama çalışmaları hangi aşamada?

Bu soruların yanıtları kamuoyuyla açık ve karşılaştırılabilir veriler üzerinden paylaşılmalı.

707 toplanma alanı var, peki hepsi kullanıma hazır mı?

Deprem sonrasında vatandaşların güvenli alanlara ulaşması, afet yönetiminin en önemli aşamalarından biri.

Kocaeli İl AFAD Müdürlüğünün yayımladığı toplanma alanları çizelgesine göre kent genelinde 707 afet toplanma alanı bulunuyor.

Bu alanların toplam büyüklüğü 8 milyon 819 bin 218 metrekare olarak gösteriliyor. Çizelgede esas alınan 2 milyon 102 bin 907 kişilik nüfusa göre kişi başına ortalama 4,05 metrekare toplanma alanı düşüyor.

İlk bakışta bu rakam olumlu görünebilir. Ancak aynı çizelge incelendiğinde altyapı ve işaretlendirme konusunda eksiklikler dikkat çekiyor.

AFAD verilerine göre:

  • 159 toplanma alanında yönlendirme levhası bulunmuyor.
  • 69 alanda elektrik altyapısı bulunmadığı belirtiliyor.
  • 67 alanda su altyapısı bulunmuyor.
  • 97 alanda tuvalet altyapısı bulunmuyor.

Özellikle yönlendirme levhası bulunmayan 159 alan, toplam toplanma alanlarının yaklaşık yüzde 22,5’ine karşılık geliyor.

Burada önemli bir ayrıntı var: Toplanma alanı olarak belirlenmiş bir yerin bulunması, o alanın afet sonrasında gerekli hizmetleri sunabilecek durumda olduğu anlamına gelmiyor.

Vatandaşın bu alanı kolayca bulabilmesi, ulaşım yollarının açık olması, temel ihtiyaçların karşılanabilmesi ve alanın gerçekten kullanılabilir durumda bulunması gerekiyor.

Gölcük ve Darıca’da levha eksikliği dikkat çekiyor

AFAD’ın ilçe bazında yayımladığı veriler, toplanma alanlarının fiziki koşullarının her ilçede aynı olmadığını ortaya koyuyor.

Gölcük’te belirlenen 74 toplanma alanının 50’sinde yönlendirme levhası bulunmuyor. Bu oran yaklaşık yüzde 67,6.

Darıca’da ise 105 toplanma alanının 55’inde levha eksikliği bulunuyor. Bu da yaklaşık yüzde 52,4’lük bir orana karşılık geliyor.

İzmit’te 71 toplanma alanının tamamında levha bulunduğu belirtilirken, Karamürsel’de 29 alanın 10’unda yönlendirme levhası bulunmuyor.

Kişi başına düşen toplanma alanı büyüklüğünde de ilçeler arasında farklılık var.

İlçe Kişi başına düşen alan
Kandıra 2,68 m²
Gölcük 2,80 m²
Darıca 2,84 m²
İzmit 2,93 m²
Kartepe 3,01 m²
Karamürsel 3,21 m²
Başiskele 4,71 m²
Gebze 6,93 m²
Dilovası 6,39 m²

AFAD çizelgesinde kişi başına 2,5 metrekarelik ölçüt esas alınıyor. Ancak bu rakamların yalnızca toplam alan ve nüfus üzerinden yapılan bir hesaplamaya dayandığı unutulmamalı. Alanların konumu, ulaşılabilirliği, zemini ve fiilen kullanılabilir kapasitesi de ayrıca incelenmeli.

Üstelik AFAD’ın yayımladığı tabloda bazı altyapı toplamları ile ilçe toplamları arasında aritmetik uyuşmazlıklar da bulunuyor. Bu nedenle verilerin güncellenerek kamuoyuna açıklanması gerekiyor.

Belediyenin 14 maddelik afet eylem planı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 24 Şubat 2023 tarihinde üniversiteler, TMMOB temsilcilikleri, TÜBİTAK MAM, AFAD, DSİ, İSU, sanayi kuruluşları ve 12 ilçe belediyesinin katılımıyla Kocaeli Bilim Kurulunu oluşturdu.

Kurul tarafından Dirençli Şehir Kocaeli kapsamında 14 eylem başlığı belirlendi.

Bu başlıklar arasında deprem hasar riskinin belirlenmesi, riskli yapıların tespiti, altyapı ve ulaşım yapılarının incelenmesi, geçici barınma alanlarının oluşturulması, lojistik merkezlerin belirlenmesi ve kesintisiz iletişim sistemlerinin hazırlanması bulunuyor.

Belediyenin açıklamasına göre daha önce belirlenen 90 geçici barınma alanı, çalışmalar sonucunda 163’e çıkarıldı.

Ayrıca iki ana lojistik depo için yer seçiminin tamamlandığı ve afet yardımlarının dağıtımına yönelik senaryolar hazırlandığı belirtildi. Afet durumunda kullanılmak üzere üç mobil afet tırı ve Hızır 41 Afet Mutfağı da planlamanın önemli parçaları arasında yer alıyor.

Bunlar önemli hazırlıklar. Ancak vatandaş açısından belirleyici olan, bu sistemlerin ne kadarının fiilen hazır olduğu, ne sıklıkla test edildiği ve gerçek bir afet durumunda ne kadar sürede çalışmaya başlayabileceği.

Yeni afet planı için çalışmalar başladı

Kocaeli’de afet hazırlıkları yalnızca mevcut projelerle sınırlı değil.

25 Eylül 2026 tarihinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen İRAP çalıştayında 110 kurum bir araya geldi. Çalıştayda deprem, sel, endüstriyel kazalar, heyelan, orman yangınları, deniz kazaları, çevre kirliliği, tehlikeli madde taşımacılığı ve ulaşım kazaları gibi 10 farklı afet ve risk başlığı ele alındı.

Çalışmaların, 2027-2031 dönemini kapsayacak yeni İl Afet Risk Azaltma Planı’na katkı sağlaması hedefleniyor.

Kocaeli Valiliği de 11 Haziran 2026 tarihinde İRAP eylemlerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla bir toplantı gerçekleştirdi.

Bu gelişmeler, kurumlar arasında koordinasyon ve planlama çalışmalarının sürdüğünü gösteriyor. Ancak yeni bir plan hazırlanırken önceki plan döneminde hangi hedeflerin tamamlandığının, hangilerinin geciktiğinin ve nedenlerinin de açıklanması gerekiyor.

Asıl mesele depremden önce ne kadar yol aldığımız

Kocaeli’nin deprem hazırlığını yalnızca toplanma alanlarının sayısıyla, taranan bina oranıyla veya düzenlenen toplantılarla değerlendirmek yeterli değil.

Deprem sonrasında yolların açık kalması, hastanelerin hizmet verebilmesi, su ve elektriğin kesintisiz sağlanması, haberleşme sistemlerinin çalışması ve arama kurtarma ekiplerinin zaman kaybetmeden müdahale edebilmesi gerekiyor.

Özellikle sanayi tesislerinin yoğun olduğu Kocaeli’de deprem sonrasında yaşanabilecek endüstriyel kazalar, yangınlar ve tehlikeli madde sızıntıları da afet hazırlığının önemli bir parçası.

Bu nedenle yalnızca binaların değil, fabrikaların, limanların, enerji tesislerinin, köprülerin, viyadüklerin ve ulaşım güzergâhlarının da risk değerlendirmelerinin yapılması gerekiyor.

Kocaeli kamuoyunun yanıt beklediği sorular

Depreme hazırlık konusunda kurumların açıklamalarının ötesine geçilerek şu soruların yanıtlanması gerekiyor:

  1. 1999 öncesi binalarda yapılan taramalarda kaç yapı riskli bulundu?
  2. Riskli olduğu belirlenen binaların kaçı güçlendirildi veya yenilendi?
  3. Toplanma alanlarında tespit edilen levha ve altyapı eksiklikleri ne zaman giderilecek?
  4. 163 geçici barınma alanının hangileri fiilen kullanıma hazır?
  5. İki ana lojistik deponun kurulumu tamamlandı mı, yoksa yalnızca yer seçimi mi yapıldı?
  6. Hastaneler, köprüler, viyadükler ve kritik altyapı tesisleri için güncel deprem performans değerlendirmeleri yapıldı mı?
  7. İlçelerdeki afet müdahale ekiplerinin personel, araç ve ekipman kapasitesi yeterli mi?
  8. Afet senaryoları kapsamında son dönemde kaç geniş katılımlı tatbikat yapıldı ve bu tatbikatlarda hangi eksiklikler belirlendi?
  9. Yeni 2027-2031 İRAP döneminde önceki plandan devreden tamamlanmamış eylemler hangileri?
  10. Bütün bu çalışmaların tamamlanması için belirlenen bütçe ve takvim nedir?

Sonuç: Depreme hazırlık açıklamayla değil, sonuçla ölçülür

Kocaeli, 1999 depreminin acısını yaşamış bir kent. Bu nedenle deprem hazırlığı sıradan bir belediye hizmeti veya dönemsel bir proje olarak değerlendirilemez.

Bina taramaları, afet planları, toplanma alanları, lojistik merkezler ve eğitim çalışmaları elbette önemli. Ancak vatandaşın bilmesi gereken, bu çalışmaların hangilerinin tamamlandığı ve hangilerinin hâlâ beklediği.

Bir binanın taranmış olması, bir parkın toplanma alanı ilan edilmesi veya bir afet planının hazırlanması tek başına güvenli bir şehir anlamına gelmiyor.

Kocaeli’nin ihtiyacı olan şey, planların tamamlanma oranını, sahadaki eksiklikleri, ayrılan bütçeyi ve elde edilen sonuçları düzenli biçimde kamuoyuyla paylaşmak.

Çünkü deprem geldiğinde yapılacak açıklamaların, hazırlanacak yeni projelerin veya düzenlenecek toplantıların kimseye faydası olmayacak.

Depreme hazırlık, deprem olmadan önce tamamlanması gereken bir sorumluluktur. Kocaeli’nin artık yalnızca ne planladığını değil, neyi gerçekten başardığını da konuşması gerekiyor.

YORUM YAP