Türkiye’de yürütülen başarılı toplumsal aşılama çalışmaları sayesinde çocuk felci vakaları uzun yıllardır görülmüyor. Ancak virüsün dünyanın bazı bölgelerinde dolaşımını sürdürmesi ve artan uluslararası seyahatler, hastalığa karşı tedbirlerin gevşetilmemesi gerektiğini gösteriyor. Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ebru Şakalar, çocuk felcinin bulaşma yolları, belirtileri ve aşılamanın önemi hakkında kritik bilgileri paylaştı.
Sinir Sistemini Hedef Alıyor, Kalıcı Hasar Bırakabiliyor
Tıbbi adı poliomiyelit (polio) olan çocuk felci, poliovirüsün neden olduğu ciddi ve bulaşıcı bir hastalıktır. Özellikle beş yaş altındaki çocukları tehdit eden virüs, sinir sistemine ulaşarak kaslarda kalıcı güçsüzlüğe ve felce yol açabilmektedir. İlerlemiş vakalarda solunum kaslarının felç olması ise hayati tehlike yaratmaktadır.
Poliovirüs çoğunlukla enfekte kişilerin dışkısıyla kirlenmiş su ve gıdalar yoluyla bulaşır. Yetersiz el hijyeni ve temiz suya erişim sıkıntıları bulaşma riskini artırırken, virüsü taşıyan kişilerin hiçbir belirti göstermeden de hastalığı yayabilmesi mücadeleyi zorlaştırmaktadır.
Belirtiler Hafif Başlayıp Ağırlaşabiliyor
Hastalık birçok kişide belirtisiz seyredebileceği gibi; ateş, halsizlik, baş ağrısı, bulantı ve boğaz ağrısı gibi hafif şikâyetlerle de ortaya çıkabilir. Daha ağır vakalarda ise ense sertliği ve şiddetli kas ağrıları gözlenir. Hastalığın en tehlikeli boyutu ise bacaklarda gelişen ani ve kalıcı gevşek felç durumudur. Çocuk felcini tamamen ortadan kaldıracak özel bir ilaç tedavisinin bulunmaması, korunmayı tek çözüm haline getirmektedir.
Türkiye’deki Aşılama Başarısı Korunmalı
Türkiye’de uzun süredir vaka görülmemesi aşılama programlarının başarısını kanıtlasa da küresel risk tamamen ortadan kalkmış değildir. Virüsün aktif olduğu bölgelerle temas ve uluslararası hareketlilik, hastalığın yeniden sızma riskini canlı tutmaktadır. Bu nedenle vakaların sıfırlanmış olması aşılamanın gereksiz olduğu anlamına gelmemekte; aksine kazanılan toplum bağışıklığının sürdürülmesi için aşı takvimine tam uyum gerekmektedir.
Uzm. Dr. Ebru Şakalar, ailelerin çocuklarının aşı kayıtlarını düzenli olarak kontrol etmeleri ve eksik dozlar için zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına veya aile hekimlerine başvurmaları gerektiğini hatırlattı.
Aşı En Güçlü Koruma Yöntemi
Hijyen ve temiz su tüketimi korunmayı desteklese de hiçbiri aşının yerini tutmamaktadır. Dr. Şakalar açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye’de uzun yıllardır çocuk felci vakası görülmemesi, aşılama çalışmalarının başarısını ortaya koymaktadır. Ancak dünyanın bazı bölgelerinde hastalığın devam etmesi nedeniyle korunma önlemlerini sürdürmek büyük önem taşımaktadır. Çocuklarımızın aşılarını zamanında yaptırarak hem onların sağlığını koruyabilir hem de ülkemizde elde edilen bu önemli başarıyı sürdürebiliriz.”
Unutulmamalıdır ki çocuk felci aşıyla önlenebilir bir hastalık iken, sebep olduğu felç kalıcıdır. Çocukların aşılarını zamanında tamamlamak, geleceğin toplum sağlığını güvence altına almaktır.