KOCAELİ (İzmit Pusula Gazetesi) – Günümüzde Türkiye imalat sanayisinin omurgasını oluşturan ve stratejik konumuyla öne çıkan Kocaeli ve İzmit, modern görünümünün hemen altında antik dünyanın en görkemli yönetim merkezlerinden birini saklıyor. Trakya’dan gelen Megaralıların kurduğu ilk yerleşimlerden Roma İmparatorluğu’nun doğu başkentliğine, Selçuklu uç beylerinden Osmanlı fethine uzanan İzmit ve Kocaeli tarihçesi, binlerce yıllık zengin bir kültürel mirası gözler önüne seriyor.
Megaralıların İlk Adımı: Astakos’un Kuruluşu
Kocaeli bölgesinde bilinen ilk belirgin kent yerleşimi, M.Ö. 700’lü yılların başında Trakya üzerinden gelen Megaralılar tarafından İzmit Körfezi’nin güney kıyılarında (günümüz Başiskele sınırlarında) Astakos adıyla kuruldu. Deniz ticareti ve korunaklı liman yapısıyla kısa sürede gelişen bu antik kent, sonraki yüzyıllarda yaşanan savaşlar ve yıkımların ardından yerini körfezin karşı kıyısında yükselecek yeni bir krallık merkezine bıraktı.
Bitinya Krallığı ve Nikomedia’nın Doğuşu
M.Ö. 264 yılında Bitinya Kralı I. Nikomedes, Astakos’un karşısındaki stratejik tepeler üzerinde kentin yeni merkezini inşa etti. Kurucusunun adına hürmeten Nikomedia olarak anılan şehir, Bitinya Krallığı’nın başkenti ilan edildi. Helenistik dönemin mimari dokusuyla hızla büyüyen İzmit, M.Ö. 74 yılında Roma İmparatorluğu idaresine geçerek bölgenin en kritik askeri ve ticari üssü haline geldi.
Roma’nın Doğu Başkenti ve Dünyanın Dördüncü Büyük Metropolü
Nikomedia (günümüz İzmit’i), tarihinin en parlak dönemini M.S. 284 yılında İmparator Diocletianus’un kenti Roma İmparatorluğu’nun doğudaki yönetim merkezi ilan etmesiyle yaşadı. O dönemde Roma, İskenderiye ve Antakya’nın ardından antik dünyanın en büyük dördüncü şehrine dönüşen İzmit; devasa hipodromu, mermer sarayları, su kemerleri, agoraları ve liman kompleksiyle adeta bir mimari harikaya dönüştü. Şehir, aynı zamanda inanç özgürlüğü açısından dünya tarihine geçen kararların alındığı önemli bir idari merkez niteliği taşıyordu.
Selçuklu Sınırlarından Osmanlı Fethine: Kocaeli İsminin Verilmesi
Bizans döneminde bölgesel önemini koruyan kent, 11. yüzyılın sonlarında Kutalmışoğlu Süleyman Şah idaresindeki Selçuklu kuvvetlerinin bölgeye ulaşmasıyla Türk egemenliğiyle tanıştı. Haçlı Seferleri sırasında el değiştiren şehir, 1320 yılında Orhan Gazi’nin komutanlarından Akça Koca tarafından kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı. Şehre ve çevre vilayete, fatihi Akça Koca’ya ithafen “Kocaeli” ismi verildi. Zamanla “İznikmid” ve nihayetinde “İzmit” adını alan kent merkezi, Osmanlı dönemi boyunca İstanbul ile Anadolu arasındaki ulaşım ve ticaret güzergâhının kilit noktası olmayı sürdürdü.
Cumhuriyetle Birlikte Sanayi ve Kültür Kenti
Kurtuluş Savaşı döneminde yaşanan işgal günlerinin ardından 28 Haziran 1921’de bağımsızlığına kavuşan Kocaeli ve İzmit, Cumhuriyet döneminde hızla sanayileşerek Türkiye ekonomisinin lokomotif kentlerinden biri haline geldi. Günümüzde modern yapılar ile sanayi tesislerinin altında kalan Nikomedia mirası ise Çukurbağ ve çevresinde yürütülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor.