Geçtiğimiz günlerde Gölcük’te etkili olan sağanak yağışın ardından hepimizin yüreğini ağzına getiren o görüntülerle bir kez daha sarsıldık. Fotoğrafa bakınca insan sormadan edemiyor: Birkaç saatlik yağmur, tonlarca asfalttı, betonu ve koca bir yamaç gövdesini bina boşluğuna adeta bir heyelan gibi nasıl süpürüp atabilir?
Her felaketin ardından yapılan “doğal afet” açıklamaları kolaycılıktan öteye geçmiyor. Yağan yağmur doğanın işi olabilir; ancak o yağmurun altında bir yolun kağıt gibi yırtılıp binaların üzerine çökmesi tamamen mühendislik ihmali, altyapı körlüğü ve denetimsizliktir.
O Yol Neden Göçtü?
Fotoğrafı biraz dikkatli inceleyen her inşaat mühendisi ya da altyapı uzmanı, tablonun arkasındaki teknik zincirleme hataları net bir şekilde görecektir:
-
İstinat Duvarı Yokluğu ve Şev Hatası: Yüksek bir kot farkına inşa edilen yolun alt tarafında yerleşim alanı bulunmasına rağmen, yanal toprak basıncını tutacak güçlü bir istinat duvarı veya fore kazık sistemi kurulmamış. Dik bir eğimin (şev) üzerine sadece toprak doldurup üstüne asfalt dökmek, ilk büyük yağmurda o toprağın kaymasına davetiye çıkarmaktır.
-
Suyun Tahliye Edilememesi (Drenaj İhmali): Suyun yıkıcı gücü, biriktiği zaman ortaya çıkar. Yol gövdesinin altına veya çevresine gerekli drenaj kanalları koymazsanız, biriken su toprağın içine sızar. Suya doyan killi ve niteliksiz dolgu malzemesi ise çamurlaşarak adeta sıvılaşır ve üzerindeki yükü taşıyamaz hale gelir.
-
Yanlış Dolgu Malzemesi ve Sıkıştırma: Yol tabanında suya dayanıklı kırma taş veya stabilize malzeme yerine yüzeysel hafriyat toprağı kullanıldığında, suyla ilk temasta zemin mukavemetini tamamen kaybeder.
Peki, Nasıl Yapılmalıydı?
Gölcük gibi hem deprem riski taşıyan hem de eğimli arazi yapısına sahip bir bölgede yol inşa etmek basit bir “asfalt dökme” işi değildir. Doğru bir mühendislik yaklaşımı şunları gerektirirdi:
-
Önce Zemin İyileştirmesi ve Fore Kazık: Eğimin altındaki binaların ve yolun güvenliği için öncelikle derin zemin etütleri yapılmalı, yol sınırı boyunca derin fore kazıklar veya kademeli beton istinat duvarları inşa edilmeliydi.
-
Kapsamlı Drenaj Ağları: Yüzey sularının yanı sıra yeraltı su akıntılarını da yoldan uzaklaştıracak perfore drenaj boruları ve ızgara sistemleri kurulmalı, suyun toprakla uzun süreli teması kesilmeliydi.
-
Standartlara Uygun Dolgu: Yol gövdesi, aşamalı olarak sıkıştırılmış kırma taş ve uygun granülometriye sahip malzemeyle doldurulmalıydı.
Her şiddetli yağmurda yollarımızın çökmesini, binalarımızın tehlikeye girmesini “afet” diyerek geçiştiremeyiz. Yol yapmak, sadece üstüne siyah asfaltı serip şerit çizmekten ibaret değildir; asıl iş o asfaltın altındaki zemini ve can güvenliğini inşa etmektir.
Gölcük’teki bu tablo, altyapıda kolaya kaçmanın ve denetimsizliğin faturasının ne kadar ağır olabileceğinin somut bir kanıtıdır. Umuyoruz ki bu acı tecrübe, bundan sonra atılacak adımlarda bilimin ve teknik standartların hatırlanmasına vesile olur.


