Mesele Yara Sarmakta Değil, Yaralanmayı Engellemekte - Kocaeli Haberleri | İzmit Pusula GazetesiKocaeli Haberleri | İzmit Pusula Gazetesi

17 Ekim 2026 - 22:14

Mesele Yara Sarmakta Değil, Yaralanmayı Engellemekte

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli genelinde etkisini gösteren şiddetli yağışların ardından yine tanıdık sahneleri, tanıdık cümlelerle izledik.

Mesele Yara Sarmakta Değil, Yaralanmayı Engellemekte
Son Güncelleme :

17 Ekim 2026 - 14:26

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli genelinde etkisini gösteren şiddetli yağışların ardından yine tanıdık sahneleri, tanıdık cümlelerle izledik. Su basan caddeler, mağdur olan esnaf ve vatandaşlar, sele teslim olan sokaklar… Ve elbette hemen ardından çizmelerini giyip sahaya inen yerel yöneticilerimiz.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın; Kartepe ve Başiskele belediye başkanlarıyla birlikte afet bölgelerini gezdi, ekipleri yönlendirdi, vatandaşın elini sıktı ve o malum cümleyi kurdu: “Tüm yaralar en kısa sürede sarılacak, kimse mağdur edilmeyecek.” Şüphesiz ki 3 bin 16 personel ve 954 araçla sahada olmak, AFAD ve Valilikle koordineli şekilde hasar tespiti yapıp mağdur ailelere sosyal yardım ulaştırmak kıymetlidir. Afet anında vatandaşın yanında bulunmak sosyal belediyeciliğin ve devlet aklının en temel gereğidir.

Ancak sormadan edemiyoruz: Kent yönetiminde başarının ve vizyonun ölçütü, her sağanak yağışın ardından sergilenen “kriz çözme” performansı mıdır?

Haber bültenlerine gururla yansıyan o binlerce personel ve yüzlerce iş makinesi, ilk bakışta güçlü bir müdahale kapasitesi gibi sunulsa da aslında her yağmurda çöken altyapı gerçeğinin üzerini örten bir vitrinden ibarettir. Yağan yoğun yağmurun bir kentsel felakete dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyen şey, gökyüzünden düşen damla sayısı değildir; o damlaların akıp gideceği drenaj hatları, dere yataklarının durumu ve doğayla barışık şehircilik anlayışıdır.

İdarecilerin her afetin ardından “Tüm yaraları saracağız” vurgusu yapması ve akabinde vatandaşı “Dikkatli olun” diye uyarması, asli sorumluluğu gölgeleyen bir kolaycılıktır. Vatandaşa dikkatli olmasını tembihlemek ya da dükkanını su bastıktan sonra yardım çeki uzatmak taşkınları engellemez.

Asıl yöneticilik; iklim krizinin getirdiği aşırı yağışları öngörmek, dere yataklarını imara açmayıp korumak ve altyapıyı günün şartlarına göre dirençli hale getirmektir. Kamu kaynağını her defasında felaket sonrası temizlik, onarım ve tazminat süreçlerine harcamak sürdürülebilir bir idare anlayışı değildir.

Unutmayalım; yara sarmak insani ve idari bir mecburiyettir. Ancak gerçek idarecilik başarısı, felaket sonrası kahramanlık üretmek değil; o yaranın hiç açılmamasını sağlayacak altyapıyı inşa etmektir. Asıl mesele, yara sarmakta değil, mesele yaralanmadan evvel tedbir almakta ve yaralanmayı engellemektedir.

YORUM YAP