Türk futbolunun değişmeyen, nesilden nesile aktarılan en büyük geleneği nedir diye sorsak, herhalde ezici bir çoğunluk aynı cevabı verir: Hakem hataları ve bitmek bilmeyen komplolar. Son yıllarda hayatımıza giren ve “adaleti getirecek” denilen VAR (Video Yardımcı Hakem) sistemi de ne yazık ki bu yangına çare olmak bir yana, üzerine adeta benzin döktü. “VAR çizgisi neden eğri çekildi?”, “Hakem o açıyı gördü mü?”, “VAR’daki hakem orta hakeme ne dedi?” soruları, pazartesi sabahlarının değişmez yapay gündemlerini oluşturuyor.
Oysa her hafta milyonları peşinden sürükleyen, milyarlık bir sektörün kaderini belirleyen bu tartışmaları bıçak gibi kesecek çözüm, aslında burnumuzun ucunda duruyor: Tam şeffaflık.
Sır Odasının Kapıları Açılmalı
Mevcut sistemde VAR odası, futbolseverler için adeta içi görünmeyen gizemli bir kara kutu. Hakem ekrandan pozisyonu izlerken, milyonlar ekranda sadece onun endişeli yüz ifadesini seyrediyor. Arada ne konuşulduğunu, hangi argümanların sunulduğunu, pozisyonun neden “net ve bariz” bir hata olarak nitelendirildiğini ancak günler sonra, TFF canı isterse yayınladığı cımbızlanmış ses kayıtlarından öğrenebiliyorsak; orada güven inşa edemezsiniz.
Çözüm son derece basit ve net: Hakem VAR ekranına çağrıldığı andan itibaren, VAR odası ile saha arasındaki telsiz konuşmaları ve hakemin önündeki ekran görüntüsü, televizyondan ve stadyumdaki dev ekranlardan canlı, eş zamanlı olarak yayınlanmalıdır.
Ragbi ve NBA Yapıyor, Biz Neden Bakıyoruz?
Bu öneri ütopik ya da dünyada eşi benzeri olmayan bir fantezi değil. Bugün Ragbi Dünya Kupası’nı ya da bir NBA maçını izlediğinizde, hakemlerin monitöre gittiği anlarda neyi incelediklerini, birbirlerine ne söylediklerini tüm çıplaklığıyla duyabiliyorsunuz. Hatta hakem kararını verdikten sonra mikrofonunu açıp tüm stadyuma ve ekran başındakilere kararın teknik gerekçesini (Örn: “Savunma oyuncusu topa müdahale etmeden önce rakibin ayağına vurduğu için penaltı”) bizzat açıklıyor.
Bu spor dallarında hakemler birer “gizli servis ajanı” gibi korunmuyor; tam aksine kararlarının arkasındaki mantığı paylaşarak saygınlık kazanıyorlar. Futbolda da IFAB (Uluslararası Futbol Birliği Kurulu) bu konuda denemeler yapıyor ve kapıyı aralıyor. Türk futbolu olarak bu konuda öncü olmak, her hafta hakem dövmekten ya da bildiri yayınlamaktan çok daha vizyoner bir adım olmaz mı?
Canlı Yayın Neleri Değiştirir?
Konuşmaların canlı yayınlanması, futbol iklimimizi birkaç hafta içinde kökten değiştirecektir:
-
Komplo Teorileri Çöker: “VAR’daki hakem, orta hakeme baskı yaptı” ya da “Tetikçilik görevini uyguladı” gibi kahvehane muhabbetleri o saniye biter. Herkes hakemin niyetini ve pozisyonu hangi kurala göre süzdüğünü kendi kulaklarıyla duyar.
-
Hakem Performansı ve Standart Yükselir: Canlı yayında tüm ülkenin kendisini dinlediğini bilen bir VAR hakemi, “Hocam bir de şuradan bak, bence penaltı” gibi kahve üslubuyla değil; tamamen kural kitabındaki terminolojiyle konuşmak zorunda kalır. Bu da hakemlerin eğitim kalitesini ve ciddiyetini doğrudan artırır.
-
Tansiyon Düşer: İnsan bilmediği, göremediği şeyden şüphelenir. Stadyumdaki taraftar, hakemin pozisyonu neden iptal ettiğini mantıklı ve kurala dayalı bir diyalogla duyarsa, tepkisi “büyük bir öfke” yerine en fazla “kurala yönelik bir hayıflanma” olur.
Korkacak Bir Şeyi Olmayanlar Şeffaflıktan Kaçmaz
Bu fikre karşı çıkacak olanların argümanı bellidir: “Hakemler baskı altında kalır, üzerlerindeki stres artırır.”
Kusura bakmayın ama zaten her hafta maç sonunda isimleri, aileleri, geçmişleri televizyonlarda saatlerce infaz edilen hakemlerin bundan daha büyük bir baskı altında kalması imkânsız. Tam aksine, dürüst ve kuralına göre maç yöneten bir hakem için bu sistem bir zırhtır. Hakem, kararı neden verdiğini halka dinletebilirse, maç sonundaki art niyetli yorumcuların elindeki en büyük silahı (şüpheyi) almış olur.
Türk futbolunun kurtuluşu, MHK başkanlarını değiştirmekte, yabancı hakem getirmekte ya da her pozisyondan sonra ağlak bildiriler yayınlamakta değil. Kurtuluş; gizemi ortadan kaldırmak, o sır odasının kapılarını sonuna kadar açmak ve adaleti herkesin gözü önünde dağıtmaktır.
Çünkü temiz bir oyun, ancak ışık alan bir odada oynanabilir.