4 Mart 2026 tarihinde “Gölette Sessiz Tehlike! İzmit Millet Bahçesi’nde Kirlilik Alarmı” başlığıyla gündeme taşıdığımız görüntüler, resmi çalışmanın da önünü açtı. Temizlenerek yeniden hizmete açılan gölette kısa sürede oluşan yoğun organik tabaka, kamuoyunda soru işaretleri yaratmıştı. Aradan geçen sürede bu endişeler karşılık buldu ve gölet için kapsamlı bir bilimsel inceleme başlatıldı.
İLK İŞARETLER GÖZ ARDI EDİLMEDİ
Mart ayındaki haberde özellikle kıyı hattında biriken organik tabaka ve su yüzeyindeki değişim dikkat çekmişti. Bu durumun, su kalitesinde bozulmaya işaret edebileceği ve müdahalenin gecikmesi halinde ekosistemin zarar görebileceği vurgulanmıştı.
Bugün gelinen noktada, o bulguların yalnızca görsel bir sorun olmadığı; bilimsel olarak incelenmesi gereken bir sürecin parçası olduğu ortaya konuldu.
BİLİMSEL ÇALIŞMA RESMEN BAŞLATILDI
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Millet Bahçesi içerisindeki gölette su kalitesini artırmak ve ekosistemi korumak amacıyla kapsamlı bir proje başlattı. Çalışma, bilimsel temellere dayalı olarak yürütülürken yalnızca mevcut durum değil, geleceğe dönük riskler de analiz edilecek.
KİRLİLİĞİN KAYNAĞI MASAYA YATIRILACAK
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi iş birliğiyle yürütülen süreçte gölet çok yönlü olarak incelenecek:
- Suyun fiziksel ve kimyasal yapısı
- Biyolojik yaşam ve alg yoğunluğu
- Dipte biriken sediment yapısı
- Çevresel atık ve yüzey akışları
Bu analizler sayesinde göletteki kirliliğin nedenleri net şekilde ortaya çıkarılacak.
EN KRİTİK BAŞLIK: ÖTROFİKASYON RİSKİ
Uzmanların en çok üzerinde durduğu konu ise ötrofikasyon. Mart ayında dikkat çekilen organik birikimin, suya aşırı besin yüklenmesine neden olarak alg patlamasını tetikleyebileceği değerlendiriliyor. Bu durum, ilerleyen süreçte:
- Oksijen seviyesinin düşmesi
- Balık ölümleri
- Koku ve görüntü kirliliği
gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
15 GÜNDE BİR TAKİP, YIL SONUNA KADAR SÜREÇ
Başlatılan çalışma kapsamında gölet 15 günlük periyotlarla izlenecek. Elde edilen veriler doğrultusunda hem kısa vadeli müdahaleler hem de uzun vadeli koruma stratejileri geliştirilecek. Süreç sonunda hazırlanacak “Ekolojik Yönetim ve Takip Rehberi” ile benzer alanlar için örnek bir model oluşturulması hedefleniyor.
HABERİN ETKİSİ VE GELİNEN NOKTA
4 Mart’ta kamuoyuna yansıyan görüntülerle başlayan süreç, bugün bilimsel bir projeye dönüşmüş durumda. Bu gelişme, yerel çevre sorunlarının erken fark edilmesinin ve gündeme taşınmasının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.





