Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’nde görev yapan Klinik Psikolog Hacer Acar Çakan, yeme bozuklukları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yeme davranışının yalnızca biyolojik bir ihtiyaç olmadığını belirten Çakan, bu davranışın duygular, düşünceler ve sosyal çevre gibi çok sayıda faktör tarafından şekillendirilen, çok katmanlı bir süreç olduğuna dikkat çekti.
DUYGUSAL YÜKLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Psikolog Çakan, anoreksiya nervoza, bulimia nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi rahatsızlıkların yalnızca fiziksel belirtilerle değil, aynı zamanda görünmeyen duygusal yüklerle de kendini gösterdiğini ifade etti. Bu tür bozuklukların temelinde ise değersizlik duyguları, kontrol kaybı, mükemmeliyetçilik, travmatik yaşantılar ve toplumsal beden algısına dair baskıların yer aldığını belirtti.
İRADEYLE AŞILAMAZ, UZMAN DESTEĞİ GEREKLİ
Yeme bozukluklarının bireysel iradeye indirgenemeyeceğini vurgulayan Çakan, bu rahatsızlıkların karmaşık ve çok etkenli yapıları nedeniyle profesyonel bir değerlendirme ve çok disiplinli bir yaklaşım gerektirdiğini söyledi. Psikolojik destek sürecinin yalnızca bir “sorunu çözmekten” ibaret olmadığını dile getiren Çakan, bu sürecin bireyin yaşadığı zorlukları anlamasına, işlevsel olmayan düşünce ve davranış örüntülerini fark etmesine ve duygusal kaynaklarını güçlendirmesine odaklandığını ifade etti.
“BEDENLE BARIŞMAK, DERİN BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİDİR”
Klinik Psikolog Hacer Acar Çakan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bedenle barışmak; kişinin kendilik algısına, duygularına ve yaşamla kurduğu ilişkiye dair derin bir dönüşümdür. Unutulmamalıdır ki; bir insanın değeri, bedeniyle ölçülemez.”