Türkiye’de 2024 yılına ilişkin “Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri”, hizmet sektöründe ölçek bazlı çarpıcı bir tabloyu ortaya koydu. Verilere göre, hizmet ticaretinde asıl ağırlığı büyük ölçekli şirketler oluştururken, mikro işletmeler sayıca çoğunlukta olmasına rağmen düşük payda kaldı.
Büyükler ihracatta açık ara önde
250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli girişimler, toplam hizmet ihracatının %62,3’ünü gerçekleştirdi. Buna karşın bu firmalar, ihracat yapan girişimlerin yalnızca %1,9’unu oluşturdu.
Orta ölçekli işletmeler (50-249 çalışan) ihracattan %16,4 pay alırken, küçük ölçekli işletmelerin (10-49 çalışan) payı %12,3 olarak kaydedildi.
Mikro ölçekli işletmeler (1-9 çalışan) ise dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Bu işletmeler, toplam ihracatçıların %74,3’ünü oluşturmasına rağmen hizmet ihracatındaki payları sadece %8,7’de kaldı.
İthalatta da tablo benzer
Hizmet ithalatında da benzer bir dağılım görüldü. Büyük ölçekli işletmeler, toplam ithalatın %56,0’ını tek başına gerçekleştirdi. Bu şirketler, ithalat yapan girişimlerin sadece %4,6’sını oluşturdu.
Orta ölçekli işletmelerin ithalattaki payı %17,7 olurken, küçük ölçekli işletmeler %7,2 pay aldı.
Mikro ölçekli işletmeler ise ithalat yapan firmaların %53,2’sini oluşturmasına rağmen toplam ithalatın yalnızca %7,9’unu gerçekleştirdi.
Ekonomik güç büyükte yoğunlaşıyor
Veriler, Türkiye’de hizmet ticaretinde ekonomik gücün büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaştığını açıkça ortaya koydu. Mikro ve küçük ölçekli işletmelerin sayısal üstünlüğüne rağmen ticari hacimde geri planda kalması, ölçek ekonomisinin etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Uzmanlara göre, mikro ve küçük işletmelerin hizmet ticaretindeki payını artırabilmesi için finansmana erişim, dijitalleşme ve uluslararası pazarlara açılım konularında daha fazla desteklenmesi gerekiyor.