Bu Diziler Gençlerimizi Suç Makinesine Dönüştürüyor « İzmit Pusula Gazetesi

17 Haziran 2024 - 13:15

Bu Diziler Gençlerimizi Suç Makinesine Dönüştürüyor

Bu Diziler Gençlerimizi Suç Makinesine Dönüştürüyor
Son Güncelleme :

31 Ekim 2018 - 2:01

Bundan yıllar önce sene 1985 civarı…

Türkiye de mafya da var ama gizli saklı…

Kimse sokaklara çıkıp “ben mafyayım” falan demiyor…

Kim ne yapıyorsa gizli yapıyor…

Durum böyleyken, ortaya aniden yıldızı hayli parlak bir aktör çıkıyor…

Aktörün adı; Kadir İnanır…

O dönem gençlerin gözdesi tabi Kadir İnanır…

Filmleri kapalı gişe falan oynuyor…

Derken, televizyon artık iyice yayılmış Türkiye’de televizyon olmayan ev neredeyse yok gibi…

Tabi birde üstüne renkli yayın çıktı ya…

Herkes televizyon başında gece-gündüz…

Ve durum böyleyken Kadir İnanır’ın kapalı gişe oynayan filmleri beyaz perdenin ardından televizyonlara da sıçramaya başlıyor…

Ne oluyorsa o zaman oluyor zaten gençlere…

Yanına üç-beş arkadaşını alan 15-16 yaşında gençler oluyorlar mı sözde mafya?

Gece Kadir inanır filmleri izleniyor, “Ateşdağlı, Emanet, Sultanoğlu, İmparator” ve daha onlarcası…

Sonra sabah soluğu sokakta alan genç nesil hoopp “ben mafyayım” şekli; astığı astık, kestiği kestik…

1985 yılının ardından bu filmlerin etkisi altında kalan gençler oluveriyor birer suç makinesi…

O da birşey mi?

1997’li seneler…

Ahanda derin devlet işleri “deli yürek” yağız delikanlı Yusuf başrol de…

Genç Yusuf askerden gelmiş, kahraman, kaç kişinin hayatını kurtarmış garip bir motor ustası…

Haksızlığa dayanamayan Yusuf’un peşini devletin içerisinde çeşitli birimler bırakmıyor, her devlet birimi “Yusuf gel bizimle çalış” diyor…

Kimisi pis işlerini yaptırmak için Yusuf’un peşinde, kimisi ajan olsun, mafyanın içerisine girip bilgi sızdırsın peşinde…

Tabi Yusuf bu adı üstünde “DELİ YÜREK” kalır mı kimseye?

Yalnız çalışmak istiyor, kimsenin emrine girmemek derdi…

Derken Yusuf’un namı iyice büyüyor oluyor en büyük kabadayı…

Astığı astık, kestiği kestik, kafasına göre ona-buna veriyor mermiyi…

Her gün adam vuruyor bizim deli yürek…

İyi de arkadaş sen nerede yaşıyorsun? Neresi burası?

Kanunun, kitabın, hakimin, savcının olmadığı haşa huzurdan “MUZ CUMHURİYETİ Mİ?”

Sen nasıl gidip ona-buna sıkıp, kafana göre adam öldürüp elini-kolunu sallaya-sallaya dönüp arkanı gidiyorsun?

Kim temizliyor senin arkanda bıraktığın cesetleri?

Sonra-sonra “Deli Yürek” artık sarmamaya başlıyor…

Reytingler düşünce yol veriyorlar o diziye…

Ama yok olmaz…

Daha bitmedi…

Son zamanlarda bir fragman dönüyor televizyonlarda ve işte karşınızda “KURTLAR VADİSİ…”

Yine derin işler tabi…

Bu sefer asan-kesen Polat Alemdar…

10 sene Full reyting…

Sonra gözden düşüyor o dizi de…

Ve dizinin başrol oyuncusu Necati Şaşmaz Ben de artık çok animasyon yapmak istiyorum. Çünkü çocukların eğitimine, öğretimine önem verdiğimiz günlerdeyiz. İzleyici filmler yaptığımız gerektiğini düşünüyorum. Benim zamanımda Adile Naşit’lerin anlattığı masallar vardı. Keloğlanımız vardı ama çizgi filmi değildi. Diğer çizgi filmleri hatırlatmak bile istemiyorum çünkü kültür emperyalizmi vardı. İnşallah ona karşın böylesi güzel ürünlerimiz var” diyor aniden…

Şimdi burada asıl önemli olan cümleler şunlar; “Çünkü çocukların (KENDİ ÇOCUKLARINI KASTEDİYOR) eğitimine, öğretimine önem verdiğimiz günlerdeyiz. İzleyici filmler yaptığımız gerektiğini düşünüyorum. 

Vay be!!!

Maşallah!!!

Ne baba ama!!!

Tebrikler sayın Şaşmaz!!!

Nihayet bunun farkına vardınız varmasına da 10 sene önce 15 yaşında olan çocuklar senin oynadığın “Polat Alemdar” karakteriyle büyüdü.

Senin o dizin başlamadan evvel 15 yaşında olan çocuklar şimdi 25 yaşına geldiler…

Nasıl olacak şimdi?

Yıllarca işledin durdun o dizide beyinlerine bu evlatların, astın, kestin, vurdun, kırdın, sayısız adam öldürüp işkencenin nasıl yapılması gerektiğinin altını kocaman-kocaman çizdin o dizide…

Şimdi ne oldu aniden?

Senin evladın oldu…

Haklı olarak evladının bu tür film ya da diziler izlemesini istemediğin için vazgeçtin o diziden…

Bu güne kadar mafyacılığın nasıl yapılmasını öğrettiğin diziyi izleyen geç beyinler ne olacak şimdi?

Ama durun…

Daha bitmedi mafya eğitimi…

Şimdilerde meşhur dizilerimiz var…

Çukur, Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz, sen anlat Karadeniz, adı bir zamanlar Amerika dizisinden resmen kopyalanmış bir zamanlar Çukurova daha burada aklıma gelmeyen onlarcası…

Yazık arkadaşlar yazık…

Bu gençlere şiddet empoze ettiğiniz yeter!!!

Bu gençlere mafyacılığın nasıl yapılacağını öğrettiğiniz yeter!!!

Gençlerimiz bu tür diziler yüzünden gitgide suç makinesine dönüyor…

Bakın bir 1985 senesinden bu yana yapılmış olan şiddet içerikli dizilere…

Yahu adam takır-takır kıyım yapıyor dizilerin her bölümünde onlarca insanı katlediyor…

Sonra elini kolunu sallaya sallaya yoluna gidiyor…

“Yahu sen ne yaptın? Bu kadar adamı taradın da bu taradıklarının hesabını soran falan yok mu?”

Kocaman yok…

Polis yok, hakim yok, savcı yok, jandarma yok, yok Allah yok…

Kafamı yapıyorsunuz arkadaşım siz?

Bu gençlere nasıl örnekler gösteriyorsunuz siz?

Devlet var, polis var, jandarma var, hakim var, savcı var…

Gencecik beyinlerin akıllarına neler sokuyorsunuz siz?

“Ey gençler siz asın, kesin, vurun, kırın… Bakın biz yapıyoruz en ufak bir şey olmuyor, (HAŞA HUZURDAN)kanun ne? Hakim kim? Savcı kim? Polis kim? Devlet kim? onların hepsi bizim elimiz de biz ne yaparsak yapalım bizim çevremiz var, bize bir şey olmaz, siz de gelin mafya olun, bize katılın bu işte iyi para var, bakın biz lüks evlerde yaşıyoruz, lüks otomobillere binip sınırsız para harcıyoruz, bunlara sahip olmak için gayrimeşru işler şart, siz de gayrimeşru işlere girerseniz parayı bulursunuz” imajını gencecik beyinlere empoze ediyorsunuz, bu gençlere o dizilerden para kazanmak için yanlış örnek olup kötülüklerin en büyüğünü yapıyorsunuz…

Geçtiğimiz Pazartesi; Çukur isimli hayali dizi…

İstanbul’un göbeğinde vuran vurana, kıran kırana, otomatik tüfekler elde tara babam tara, çatışma sahnesi, sahnenin ardından onlarca ceset meydanda…

Dakikalarca sürüyor çatışma polis yok…

Hadi canım sende…

Aynı dizide iki genç bıçaklı-usturalı ölümüne dövüşüyor…

Aynı dizide müzik dinleyerek insan katleden ve bunu kahkahalar atarak yapan Yamaç efendi…

Geçtiğimiz Salı…

Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz dizisi…

İlyas ve ekibi gece sabaha kadar katliam yapıyor 12 ceset…

Daha neler, yahu siz kimsiniz şehrin göbeğinde katliam yapıyorsunuz sonra elinizi-kolunuzu sallaya sallaya dağılıyor, ertesi sabah şehrin göbeğinde bir hana gidip onlarca insanı katlediyor sonra hiç bir şey olmamış gibi tatlıcıdan tatlı yiyorsunuz…

Uzun lafın kısası ve de sadedi; bu tür aşırı şiddet içeren dizi ve filmler artık son bulmak zorunda…

Bu tür diziler, genç beyinleri suça ve suç işlemeye eğilimli hale getiriyor ve bu nedenle de ülkemizde suç oranı hızla artıyor.

Cinayet vakıaları çoğalıyor, ceza evleri tıklım-tıklım…

Toplumun şiddet eğilimi hızla artıyor…

Gencecik evlatlar bu tür dizilerden ve bu tür dizilerde ki aşırı lüks yaşamların işlenmesi nedeniyle psikolojik travma yaşıyorlar…

Ben buradan ilgili birimlere sesleniyorum…

Devlet var, devletin hakimi, savcısı, polisi ve kolluk güçleri var.

Devlet, devletin hakimi, devletin savcısı bu dizilere acilen el atmalı ve son verilmesini sağlamalı…

Çünkü ülkemiz zaten çok zor bir süreçten geçiyor, toplumumuzda dar gelirli insanlar ve gençler çok fazla, bu tür dizilerde ki lüks yaşamı gören gençlerimiz o dizilerde ki lüks yaşama özeniyor ve bu nedenle de kanun dışı yollardan para kazanma hevesi içerisine giriyor…

Birbirinden değerli hakimlerimiz, savcılarımız ve her daim başımızın tacı olan devletimiz; Allah aşkına bu işe el atın ve bu tür dizilerin toplumumuzu ve özellikle de gençlerimizi daha fazla etkilemesinin önüne geçiniz…

Saygı ve hürmetlerimle…

KALIN SAĞLICAKLA…

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAP