Bir Bardak Çayımız Var Ama Paylaşacak Can Dostumuz Yok! - Kocaeli Haberleri | İzmit Pusula GazetesiKocaeli Haberleri | İzmit Pusula Gazetesi

8 Kasım 2026 - 16:06

Bir Bardak Çayımız Var Ama Paylaşacak Can Dostumuz Yok!

Bazen bir video, bazen küçücük bir cümle, insanın içinde biriken koca bir yalnızlığı ortaya çıkarıveriyor.

Bir Bardak Çayımız Var Ama Paylaşacak Can Dostumuz Yok!
Son Güncelleme :

08 Kasım 2026 - 14:59

Bir vatandaş sosyal medyada bir video paylaşmış. Videoda bir bardak çay var. Üzerinde ise şu cümle yazıyor: “Bu bir bardak çayı can dostuna gönder.”

İlk bakışta ne kadar güzel, ne kadar içten bir çağrı değil mi? İnsan düşünmeden edemiyor. Bir bardak çayını paylaşabileceğin, iki kelam edebileceğin, derdini anlatırken gözlerinin içine bakabilecek bir can dostun olmalı hayatta.

Ancak videonun altındaki yorumları okuyunca insanın içi burkuluyor.

Yorumların neredeyse tamamı aynı şeyi söylüyor:

“Gönderecek kimsem yok.”

“Keşke bir can dostum olsaydı.”

“Artık öyle dostluklar kalmadı.”

Düşünebiliyor musunuz? Bir bardak çayı göndermek için paylaşılmış bir video, binlerce insanın yalnızlığının aynasına dönüşmüş.

Peki, biz ne ara bu kadar yalnızlaştık?

Ne ara dostluklarımızı menfaatlerin arkasına sakladık? Ne ara bir insanın kapısını çalmak, hâlini hatırını sormak, karşılık beklemeden yanında olmak bu kadar zorlaştı?

Eskiden bir dostun kapısı çalınırdı. Çay demlenirdi, iki sandalye çekilirdi. Bazen saatlerce konuşulur, bazen tek kelime edilmeden oturulurdu. Çünkü dostluk, her zaman konuşmak değildi. Bazen susarken bile anlaşılabilmekti.

Şimdi telefonlarımızda yüzlerce, belki binlerce kişi var. Sosyal medyada arkadaş listelerimiz kabarık. Doğum günlerimizi kutlayanlar, fotoğraflarımızı beğenenler, paylaşımlarımıza yorum yapanlar var. Ama insanın başı sıkıştığında arayabileceği kaç kişi var?

Kaç kişi gece yarısı telefonunuzu açar? Kaç kişi hiçbir çıkarı olmadan yanınıza gelir? Kaç kişi sizinle sadece iyi gününüzde değil, kötü gününüzde de oturur?

Galiba en büyük yoksulluğumuz artık cebimizdeki paranın azlığı değil, hayatımızdaki samimiyetin eksikliği.

İnsanlar birbirine güvenmekten yoruldu. Kimi çok kırıldı, kimi çok kandırıldı, kimi de dost bildiklerinin gerçek yüzünü gördü. Zamanla herkes kendi kabuğuna çekildi. Kimse kimseye yük olmak istemiyor, kimse derdini anlatacak birini bulamıyor.

Oysa insanın her zaman paraya, pula, gösterişli sofralara ihtiyacı yok. Bazen bir bardak çaya, karşısında kendisini gerçekten dinleyen bir insana ihtiyacı var.

Bir düşünün…

Bir bardak çay soğur, yeniden demlenir. Ama kırılan bir gönül her zaman onarılmaz. Kaybedilen güven her zaman geri gelmez. Yitirilen dostlukların yerini de öyle kolay kolay kimse dolduramaz.

Belki de o videonun altına yazılan yorumlar, toplum olarak içinde bulunduğumuz ruh hâlinin küçük bir özeti.

Herkesin paylaşacak bir bardak çayı var ama ne yazık ki o çayı gönderecek bir can dostu yok.

Dilerim bir gün insanlar birbirlerine yeniden güvenmeyi öğrenir. Menfaatin değil, samimiyetin; hesabın değil, vefanın; çıkarın değil, dostluğun kıymet gördüğü günlere döneriz.

Çünkü insan, kalabalıklar içinde de yalnız kalabilir.

Ve bazen insanın en çok ihtiyacı olan şey, karşısına geçip sadece şunu söyleyecek bir dosttur:

“Çayını koy, geliyorum. Biraz konuşalım…”

YORUM YAP