Türkiye’de emeklilik sistemi, yeni düzenlemelerle birlikte daha fazla tartışılır hale geldi. İlk iş girişi 2008 ve sonrasında olan milyonlarca kişi için 2030’lu yılların sonunda başlayacak emeklilik dönemi, şimdiden “zor bir sürecin habercisi” olarak yorumlanıyor. Prim gün sayısı ve aylık bağlama oranlarından dolayı düşük emekli maaşları beklenirken, şimdi de emekli olup çalışmak isteyenlere büyük bir yaptırım gündemde.
Yeni düzenlemeyle birlikte, emeklilik aylığı bağlanmış olsa bile herhangi bir işte çalışmaya devam edenlerin maaşı tamamen kesilecek. Bu uygulama, hem ekonomik zorluklarla mücadele eden hem de düşük bağlanacak maaş sebebiyle çalışmak zorunda kalacak milyonlarca kişiyi doğrudan etkileyecek.
Uzmanlara göre bu karar, iki büyük sonuç doğuracak: İlki, emeklilerin çalışma hayatından tamamen uzaklaştırılması. İkincisi ise kayıt dışı çalışmanın daha da yaygınlaşması. Çünkü geçim sıkıntısı yaşayan bir emeklinin çalışmaya ihtiyaç duyduğu açık. Maaş kesintisini göze alamayanların ise kayıt dışı işlere yönelmesi bekleniyor.
Ekonomi çevreleri bu düzenlemenin iş gücü piyasasında ciddi bir dengesizlik yaratacağını savunuyor. “Sistemi korumaya çalışırken kayıt dışılığı büyütmek, uzun vadede SGK’nın yükünü daha da artırır” görüşü ağırlık kazanıyor.
Çalışanlar ise tepkili: “Zaten düşük maaş bağlanacak, bir de çalışırsak cezalandırılıyoruz” diyen pek çok kişi düzenlemenin yeniden ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Kısacası, emeklilik sistemine nefes aldırması beklenen düzenlemenin, tam tersine sosyal ve ekonomik baskıyı artıracağı değerlendiriliyor.