Çevre ve Şehircilik, Kalkınma ile Adalet bakanlıklarının 2018 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı. « İzmit Pusula Gazetesi

15 Nisan 2024 - 19:51

Çevre ve Şehircilik, Kalkınma ile Adalet bakanlıklarının 2018 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.

Çevre ve Şehircilik, Kalkınma ile Adalet bakanlıklarının 2018 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.
Son Güncelleme :

15 Aralık 2017 - 20:49

TBMM Genel Kurulunda, Çevre ve Şehircilik, Kalkınma ile Adalet bakanlıklarının 2018 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Görüşmelerin dördüncü turunda, 3 bakanlığın yanı sıra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, TÜİK, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Konya Ovası ve Doğu Karadeniz projeleri bölge kalkınma idareleri başkanlıkları, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Hakim ve Savcılar Kurulunun 2008 yılı bütçeleri de ele alınacak.

MHP milletvekilleri, Adalet Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, TÜİK, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Konya Ovası ve Doğu Karadeniz projeleri bölge kalkınma idareleri başkanlıkları, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Hakim ve Savcılar Kurulunun 2018 yılı bütçeleri üzerinde TBMM Genel Kurulunda görüşlerini dile getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, üçüncü çeyrekte yüzde 11’lik büyümeye işaret ederek, büyümede kalite sorunlarının bulunduğunu, Merkez Bankasının bu büyümeye inandığını düşünmediğini dile getirdi.

Türkiye’de yüzde 11’lik büyüme olmadığını öne süren Usta, bu büyümeyi savunmanın, diğer taraftan faizin artırılmasını savunmak anlamına geleceğini ifade etti.

TÜİK’in önemine dikkati çeken Usta, kurumda başkan dahil 36 vekalet yönetimi bulunduğunu, bu kadar vekaletin olduğu yerde özerkliğin olamayacağını savundu. Usta, TÜİK’in, daha fazla bilgi teknolojilerini kullanarak veri toplaması, TÜİK’te analiz dairesi kurulması gerektiğini belirtti.

MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, Büyükşehir Belediye Yasası’ndan büyükşehir belediye başkanları, ilde yaşayan vatandaşların, ilçe başkanlarının rahatsız olduğunu söyledi. Şimşek, bütün partilerin bir araya gelmesi, bu yasada gerekli düzenlemeleri yaparak, vatandaşların mağduriyetini gidermesi gerektiğini kaydetti.

Baki Şimşek, büyükşehir belediye başkanlarının, personelinin yurt dışına çıkmasına izin verebildiğini ancak kendisi yurt dışına çıkabilmek için İçişleri Bakanlığından izin alması gerektiğini bildirdi. Şimşek, birçok bürokratın yeşil pasaport, VIP gibi hizmetlerden yararlanmasına rağmen milyonluk kentleri yöneten belediye başkanlarının bunlardan yararlanamadığını vurguladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının planlamaya ciddi bütçe ayırması, tarım, turizm, konut alanlarının acilen planlanması gerektiğini belirten Şimşek, İmar Kanunu’nun değiştirilmesini istedi. Trafik ve otopark çilesinin, kentlerin en büyük sorunu olduğuna işaret eden Şimşek, herkesin anlayabileceği İmar Kanunu’nun çıkartılmasını talep etti.

Şimşek, Tapu Kadastroda çok yararlı hizmetler yapıldığını, talep almadan, vatandaşın memurla karşı karşıya gelmesi engellenerek yolsuzlukla, rüşvetle ilgili çok ciddi önlemler alındığını anlattı.

Tapu Kadastro çalışanlarının özlük haklarıyla ilgili düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Şimşek, “Tapu Kadastroda çalışmayan, Tapu Kadastroyla ilgisi olmayan birçok bürokrat başka kurumlardan buraya geçirilerek bunlara mevki, makam verilmiştir. Tapu Kadastrodaki bürokratların birçoğu, şu anda çalışan memurlar başka kurumlara geçmenin mücadelesini yapıyor. Performansa göre Tapu Kadastro çalışanlarına mutlaka döner sermayeden pay verilmeli, tapu sigortası getirilmesi gerekmektedir.” diye konuştu.

Türkiye’de çevre kirliliğinin neredeyse 81 ilde görüldüğünü ileri süren Şimşek, hükümetin sosyal yardımlaşmadan kent merkezlerinde kömür dağıtmasını yadırgadığını, kent merkezlerinde kömür dağıtımının ivedi yasaklanması gerektiğini savundu. Şimşek, gerekirse vatandaşların doğalgaz, elektrik faturalarına destek verilebileceğini ifade etti.

TOKİ’nin, mesaisini kentsel dönüşüme ayırmasını öneren Şimşek, tabiat harikası yerlerin betonlaştığını, çarpık yapılaşmanın önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, bölgesel kalkınma politikaları ve bu kapsamda yürütülen projelerin, bölgesel gelişmişlik farklarının fazla olduğu Türkiye açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kalaycı, KOP, DAP, DOKAP ve GAP projelerinin, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması için yürütülen politikaların en önemli uygulamalarını oluşturduğuna dikkati çekti.

Kalaycı, mevcut teşvik sisteminin, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının azalmasına çok fazla katkı sağlamadığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizde çeşit çeşit teşvikler verilmekte, gelgelelim, teşvik verdik de sonuç ne oldu diye gerekli değerlendirme yapılmamaktadır. Verilen teşviklerin getirisinin ne olacağı, ne ekonomik katkı sağlayacağı mutlaka irdelenmeli, teşviklerin sonunda ne beklendiğinin fayda-maliyet sonuçları ve bu elde edilmezse sonuçlarının ne olacağı açıkça tanımlanmalıdır. Aksi takdirde dilek kuyusuna para atar gibi teşvik verilirse, kaynaklar heba olur. Olan da zaten budur. Teşvik sistemi, bölgeler arasında dengesizlik de oluşturmakta, komşu iller arasında rekabet yaratmaktadır. Sadece il merkezlerine bakarak değerlendirme yapılmamalıdır. İllerin ve ilçelerin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri yeniden belirlenerek, teşvik sistemi gözden geçirilmelidir. Her bir yerleşim biriminin potansiyeli değerlendirilerek odak, öncü ve destek sektörler belirlenmeli, sektörel ve dar bölge teşvik sistemine geçilmelidir. ”

Konya’nın, Türkiye’nin ilk yerli otomobil fabrikasına ev sahipliği yapmak, Türk malı otomobile Anadolu’nun damgasını vurmak istediğini dile getiren Kalaycı, ayrıca Konya’da savunma sanayi yönünden de önemli bir potansiyel bulunduğunu anlattı.

MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, Adalet Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, anayasa referandumundan kaynaklanan, uyum yasaları başta olmak üzere yargıyla ilgili bütün yasal altyapı konusunda son derece hassas, titiz çalışmalar yürütülmesi gerektiğini bildirdi.

Bunları çözdükten sonra en az bu kadar önemli olan yargı, adalet personelinin sorunlarına eğilmeleri gerektiğini vurgulayan Parsak, “Örneğin adliye personeliyle ilgili adalet hizmetleri sınıfı oluşturarak özlük hakları bakımından önemli aşama katedebiliriz. Yargının çok önemli bir yükünü taşıyan, son dönemde bu yükleri artan mübaşirler genel idare hizmetleri sınıfına geçmeyi bekliyor. Avukatlarımızın da önemli sorunları var, bu sorunları da çözmek zorundayız. Kamu avukatlarının 3 bin 600 ek gösterge talebi başta olmak üzere tazminat, ek ödeneklere ilişkin talepler var.” değerlendirmesinde bulundu.

Cezaevlerindeki doluluğa işaret eden Parsak, nöbetleşe uyuyan mahkum, tutukluların olduğunu, gardiyanların zor şartlar içinde faaliyet yürüttüğünü öne sürdü.

Parsak, Adalet Akademisinin çalışmalarını güçlendirmeleri gerektiğini vurgulayarak, burada eğitim alan, alacak olan hakim ve savcılara, “Yargıya güven sorununu çözmek, yeniden adaleti mülkün temeli haline getirmek hakim ve savcılara düşüyor. Bu sorumluluk yerine getirilirken, hakim ve savcıların hiç kimseye, kuruma borcu yoktur. Hakim ve savcılar, Türk devletine, milletine, adalete borçludur. Bu borcun ödenmesini bekliyoruz.” diye seslendi.

CHP milletvekilleri, Adalet Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığının 2018 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerini dile getirdi.

CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) yaptığı seri değişikliği ile yeni serilere geçtiğini belirterek, artık rakamların oranlarını kıyaslamanın daha güç olduğunu söyledi. Karabıyık, “İstihdam, sanayi ve dış ticaret rakamlarındaki değişmeler, büyüme verileriyle maalesef uyuşmuyor.” dedi.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, 2015’te başlayarak Türkiye’nin neredeyse her ilinde “PM10” olarak bilinen hava kirliliği değerlerinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen değeri aştığını, sadece Çankırı’nın bu değerlerin altında olduğunu öne sürdü.

Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun istifa ettiği haberini aldıklarını dile getiren Torun, Türkiye nüfusunun yüzde 40’ının yaşadığı kentlerde seçilmiş belediye başkanlarının ya görevden alındığını ya da açığa alınarak milli iradenin temsilinin gerçekleştirilmediğini söyledi.

CHP’li Torun, “Merak ediyorum, bu belediye başkanları görevden alınırken, kimi sağlık sebebini kimi başka farklı sebepleri gösteriyor ama gerçek neden hiçbir türlü bize açıklanmıyor. Kimi belediye başkanı zorla, kimisi tehditle kimisi de gözyaşları içerisinde istifa ediyor. Bunu da anlamak mümkün değil.” görüşünü savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Gülay Yedekci ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bütçesinde kent vizyonu göremediklerini savunarak, “Şehre ihanet ettiğini ve bu ihanetten sorumlu olduğunu söyleyen anlayıştan, nükleer enerji santrallerine, termik santrallere kıyı alanlarının kurban edilmemesini, yeşil alanların imara açılmamasıyla ilgili olarak bir yaklaşım bekliyoruz. Çakma kent, çakma çevre anlayışınıza da karnımız tok.” dedi.

Yedekci, “Bu bütçede mahsulünü toprakta yakan çiftçi yok. Torunlarına şeker bile alamayan emekli yok. İşsizler yok… Millete hiçbir yararı olmayan ve milletin hiçbir kesimini içinde barındırmayan bu bütçeyi iktidara aynen iade ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ortak basın toplantısı düzenleyen Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın Kıbrıs’a ilişkin, “43 yıl önce yasa dışı bir işgal olmuştu bu nedenle bu konu ortaya çıktı.” dediğini anımsatarak, “Bu kürsüden Çipras’a söyleyeceklerim var. Sayın Çipras, 43 yıl önce Kıbrıs’ta yaşa dışı bir işgal filan olmadı. 43 yıl önce Kıbrıs’ta sizin bugün işgal ettiğiniz makamda bulunan albaylar cuntasının teşvikiyle Nikos Sampson isimli bir EOKA terör örgütü üyesi, Türk katili bir haydut darbe yaptı.” ifadesini kullandı.

Bozkurt, “Çipras’a, ‘siz 2004’ten beri bizim Ege’deki 18 adamızda işgalcisiniz.’ denilmelidir. Kudüs için elbette gereken yapılmalıdır ama Kudüs için yapılanlar 18 ada için de yapılmalıdır.” dedi.

Mecliste bulunan siyasi parti grup başkanvekillerinin konuya ilişkin ortak bildiri hazırlamasını isteyen Bozkurt, “Bu Gazi Mecliste bir bölgenin adını söyledi diye bir milletvekilini dışarı çıkarıyorsunuz ama Yunan bayrağı topraklarınızın üzerinde dalgalanıyor, kılınız kıpırdamıyor. Buna karşı mutlaka ortak bildiri kaleme alacaksınız ve ‘Ey Yunanistan, ya süresi içinde o adalardaki işgali kaldır ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak biz o işgali kaldırmayı biliriz’ diyeceksiniz.” diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekilleri Mustafa Balbay ise söz konusu adalara Yunanistan tarafından belediye başkanı atandığını öne sürdü.

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, cezaevlerinin tıka basa dolu olduğunu, hükümlü ve tutukluların sırayla uyumak zorunda kaldığını savundu. Aldan, dünyanın hiçbir yerinde sürekli cezaevi yaparak, toplumsal barışı sağlayan, çağdaşlaşan ve her şeyden öte suç oranını düşüren bir ülkenin olmadığını ifade etti.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ihraç edilenlerle adliyelerde kalan hakim sayısının 10 bin olduğunu, şu anda sayının 15 bin 600’e yükseldiğini ve yakın zamanda bunun 20 bin olmasının beklendiğini dile getiren Aldan, “Bu da şu anlama gelir; şu anda görev yapacak hakim ve savcıların yarısı bir yıllık, büyük bir bölümü de en fazla 1,5 yıllıktır. Adliyelerdeki yargılamalar ne yazık ki maskaralık haline dönüşmüştür.” dedi. Şu anda Yargıtay ve Danıştayda düşünce itibarıyla ülkücüler ile sosyal demokratların çoğunlukta olduğunu belirten Aldan, “İşte bu birliği bozmak ve tamamıyla bu yüksek yargıyı ele geçirmek adına bir KHK ile Yargıtay ve Danıştayın üye sayıları arttırılmak istenmektedir.” iddiasında bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Türkiye’de 384 cezaevi bulunduğunu, 207 bin kapasite bulunmasına rağmen 230 bin tutuklu ve hükümlünün olduğunu, fazla olan 23 bin kişinin ise üst üste yattığını ileri sürdü. Cezaevlerinde 700’e yakın altı yaşından küçük çocuk, gazeteciler ve milletvekillerinin olduğunu belirten Hakverdi, “Bütün bunların dışında cezaevinde ölüm var. Son 2,5 yılda bin 558 intihar vakası yaşanmış. Bunların yüzde 49’u da ölümle sonuçlanmış.” dedi.

Yerinden söz alan CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün de Ege’de bulunan adalara ilişkin iddiaları yinelemesi üzerinde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, bakanlık bütçelerinin dışında ısrarla başka konuları dile getirmenin iyi niyetten yoksun bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Turan, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ile özel olarak görüştüklerini ve kendilerine bilgiyi aktardıklarını, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da komisyonda bununla ilgili çok ayrıntılı bilgi verdiğini, bu ayrıntılı bilgileri kamuoyunda konuşmanın ve tekrar tekrar bu konudan haberleri yokmuş gibi bunu taşımanın doğru olmadığını söyledi. Turan, “Net olarak şunu söyleyeyim: 1996 yılından bugüne kadar hiçbir adanın hukuki veya fiili durumunda değişiklik olmamıştır.” dedi.

EN ÇOK KAZANANLAR

EN ÇOK KAYBEDENLER

EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

YORUM YAP

DÖVİZ KURU

BIST100
DOLAR
EURO
BITCOIN
ÇEYREK ALTIN
GRAM ALTIN