Bir Annenin Gözünden Kocaeli'nde Engelsiz Yaşam - Kocaeli Haberleri | İzmit Pusula GazetesiKocaeli Haberleri | İzmit Pusula Gazetesi

6 Kasım 2026 - 15:41

Bir Annenin Gözünden Kocaeli’nde Engelsiz Yaşam

“Allah’ım, bu neden bizim başımıza geldi?”

Bir Annenin Gözünden Kocaeli’nde Engelsiz Yaşam
Son Güncelleme :

05 Kasım 2026 - 19:54

Bir annenin hayatında unutamayacağı sorulardan biridir bu. Ben de bir zamanlar kendime defalarca sordum.

Oğlum henüz 3,5 yaşındaydı. Üç yaşından itibaren otizm şüphesiyle tedavi ve takip sürecimiz başlamıştı. Sonradan gelişen bir otizm türü olabileceği ihtimali de değerlendirilmişti. Doktorların önerisiyle onu anaokuluna yazdırdım. O dönem çalışıyordum, hayatımız daha rahattı.

Bir gün öğretmeni beni uyardı:

“Gamze Hanım, söylediğimiz her şeyi anlıyor ama arkasından seslendiğimizde duymuyor.”

Haftalarca hastane randevusu aradık. Sonunda ilkokul arkadaşımın kardeşinin desteğiyle bir randevu ayarlayabildik. Muayenede kulak yolunda herhangi bir sorun görünmüyordu. Duymamasını açıklayacak belirgin bir neden bulunamamıştı. Ancak içime sinmeyen bir şey vardı. Israr ettim, tartıştım, vazgeçmedim. Sonunda ayrıntılı işitme testleri yapıldı.

Ve gerçek ortaya çıktı: Oğlum duymuyordu.

Nedenini bugün bile bilmiyoruz. O dönem COVID ihtimali üzerinde de duruldu ancak işitme kaybının kesin nedeni hâlâ bizim için bir muamma.

O gün yıkıldım. Kendimi toparlamam uzun zaman aldı. Bir annenin geleceğe dair korkularını, kendisini sorgulamasını ve çaresizliğini anlatmak kolay değil.

Sonra öğrendim ki hayat bazen bize seçmediğimiz yollar sunuyor. Bizim de sınavımız buydu.

Ancak zamanla şunu fark ettim: Bir annenin mücadelesi yalnızca çocuğunun engelini aşması için verdiği mücadele değil. Onun eğitim alabilmesi, arkadaş edinebilmesi, sosyalleşebilmesi ve hayatın içinde kendisine yer bulabilmesi için de verilen bir mücadele.

Dün verilen mücadele, bugün sahip olduğumuz imkânlar

Geçmişe dönüp baktığımda aklıma İlkin Kılıçarslan geliyor. Otizmli bir çocuğun annesi olarak çocukların bir araya gelebilmesi ve sosyalleşebilmesi için verdiği mücadeleyi hatırlıyorum. Bugün sahip olduğumuz imkânlara sahip olmadan, çok daha zor koşullarda çocuklar için yollar açmaya çalışıyordu.

Belki bugün yararlandığımız bazı imkânların arkasında, dün mücadele eden o insanların emeği var. Hiçbir kazanım kendiliğinden ortaya çıkmıyor.

Kocaeli’de alınan mesafe

Bugün Kocaeli’ye baktığımda geçmişe kıyasla önemli bir mesafe alındığını görüyorum. Bir anne olarak bu şehirden razıyım. Çünkü engelli bireyler ve aileleri için yararlanabildiğimiz pek çok imkân var.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Engelsiz Taksi hizmeti, engelli bireylerin hastane, eğitim kurumu ve sosyal etkinliklere ulaşımını kolaylaştırıyor. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde dil ve konuşma terapisi, fizyoterapi, hidroterapi, spor ve sanat faaliyetleri gibi çeşitli destekler sunuluyor. Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi de özel gereksinimli bireylerin eğitimine, sosyal gelişimine ve bağımsız yaşam becerilerine katkı sağlıyor. 41 Kart Medikal Destek Programı da aileler için önemli desteklerden biri.

Derince’de ise Yenikent Mahallesi’nde faaliyet gösteren Engelsiz Yaşama Destek Merkezi (EYDEM) önemli bir hizmet sunuyor. Eğitim ve gelişim atölyeleri, sosyal etkinlikler, psikolojik destek ve rehabilitasyon çalışmalarıyla özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama katılımını destekliyor.

Ücretsiz ulaşım ve sosyalleşme olanakları da ailelerin hayatını kolaylaştırıyor.

Elbette her şey kusursuz değil. Daha fazla çocuğa ulaşılması, ilçelerdeki imkânların geliştirilmesi ve ailelerin desteklenmesi gerekiyor. Ancak yapılan hizmetleri ve bu hizmetlerde emeği bulunanları da görmezden gelemeyiz.

Bir teşekkür de emeğiyle hayatımıza dokunanlara

Oğlumun bugün eğitim gördüğü Özel İlkcan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nin yetkililerine ve çalışanlarına gönülden teşekkür ediyorum.

Şoföründen öğretmenlerine, temizlik personelinden sekreterlerine kadar bu yolculukta emeği bulunan herkese…

Bir çocuğun eğitim yolculuğunda güven, anlayış ve sabır en az akademik gelişim kadar önemli. Bir anne olarak çocuğumu güvenle emanet edebildiğim ve gelişimine katkı sunan herkese teşekkür borçluyum.

Ayrıca Çenesuyu İlkokulu destek eğitim öğretmenimiz Yasemin Kaya Hocamıza özel bir teşekkür etmek istiyorum.

Umut’un eğitim yolculuğunda gösterdiği ilgi, sabır ve verdiği emek bizim için çok kıymetli. Bir çocuğun küçük adımlarını önemsemek, gelişimine inanmak ve her ilerlemesinde yanında olmak bir annenin yüreğinde unutulmayacak izler bırakıyor.

Yasemin Hocam, Umut’un hayatına dokunduğunuz ve bu yolculukta yanımızda olduğunuz için teşekkür ederim.

Çenesuyu İlkokulu yönetim kadrosunu da unutmamak gerekir. Özellikle müdür yardımcımız Öner Tekin’e ve oğlumun öğretmeni Ayşe Buluş’a bu süreçteki emekleri ve destekleri için teşekkür etmek isterim. Onların katkılarını göz ardı etmek mümkün değil. Ancak kendilerine ve diğer öğretmenlerimize teşekkürlerimi 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde kaleme alacağım özel bir yazıyla sunmak istiyorum.

Bir annenin dileği

Engelli bir çocuğun ihtiyacı yalnızca tedavi, eğitim veya işitme cihazı değildir. Arkadaşlarıyla vakit geçirebilmek, bir etkinliğe katılabilmek, ailesiyle rahatça ulaşım sağlayabilmek ve toplumun içinde kendisine yer bulabilmek de en az diğerleri kadar önemlidir.

Özellikle işitme kaybı yaşayan çocuklar için erken farkındalık, doğru yönlendirme, eğitim desteği ve iletişim olanakları büyük önem taşıyor. Bir çocuğun kelime öğrenmesinin, kendisini ifade edebilmesinin arkasında yıllarca süren emek ve sabır bulunuyor.

Bugün Kocaeli’den razıyım. Ama razı olmak, daha iyisini istemekten vazgeçmek değildir.

Daha fazla çocuğun sosyalleşebildiği, daha fazla ailenin destek alabildiği, hiçbir annenin kendisini yalnız hissetmediği bir şehir hayal ediyorum.

Biz anneler çocuklarımızın önündeki engelleri aşmaya çalışırken şehirler de kendi engellerini aşmayı öğrenmeli.

Çünkü bir şehrin gerçek gelişmişliği yalnızca yolları, binaları ve sanayi yatırımlarıyla ölçülmez. O şehirde yaşayan herkesin hayatın içinde ne kadar özgür, eşit ve mutlu yaşayabildiğiyle ölçülür.

Bazen bir çocuğun hayatına dokunmak, bir annenin yıllardır taşıdığı yükü biraz olsun hafifletmek demektir.

YORUM YAP