Yeniden Merhaba… Yaşasın Cumhuriyet - Kocaeli Haberleri | İzmit Pusula GazetesiKocaeli Haberleri | İzmit Pusula Gazetesi

28 Ekim 2026 - 13:03

Yeniden Merhaba… Yaşasın Cumhuriyet

eni anımsayanlar olacaktır. Bu şehirde bir süre gazetecilik yaptım. Haberlerin peşinden koştum. İnsanların hikayelerine kulak verdim. Sevinçlerine ortak oldum.

Yeniden Merhaba… Yaşasın Cumhuriyet
Son Güncelleme :

28 Ekim 2026 - 14:22

Merhaba, ben Gamze Uludaş Yüksel

Beni anımsayanlar olacaktır. Bu şehirde bir süre gazetecilik yaptım. Haberlerin peşinden koştum. İnsanların hikayelerine kulak verdim. Sevinçlerine ortak oldum. Bu şehirde güzel dostluklar, kıymetli arkadaşlıklar ve yıllar geçse de unutulmayacak anılar biriktirdim.

Sonra hayat hepimize yaptığı gibi benim için de başka bir yol çizdi. Bugün iki çocuklu ama hayata tutunmaktan vazgeçmeyen bir kadınım. Kendime yeni yollar açmaya, yeniden üretmeye ve biriktirdiklerimi kelimelere dökmeye çalışıyorum.

İşte bu köşe de biraz böyle doğuyor. Bir dönüşün, bir başlangıcın ve belki de uzun zamandır ertelenen cümlelerin hikayesi…

Üstelik yeniden merhaba dediğim bu günlerde takvim bize çok anlamlı bir tarihi hatırlatıyor: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı…

Cumhuriyet bir milletin kendi kaderine sahip çıkma iradesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesinin ardından kurulan Cumhuriyet; özgür düşüncenin eşit yurttaşlığın ve çağdaş toplum idealinin temel taşlarından biridir.

 

Cumhuriyeti anlamak yalnızca bayramlarda Atatürk’ü anmakla değil, onun akla bilime ve bağımsız düşünceye verdiği değeri yaşatmakla mümkündür. Atatürkçülük; aklın ve bilimin rehberliğini benimsemek, sorgulamaktan korkmamak, eğitime değer vermek, kadınların toplumdaki yerini savunmak ve bağımsız düşünceye sahip çıkmaktır.

Tam da bu noktada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Kurtuluş Savaşı” ve “Milli Mücadele” ifadeleri üzerinden gündeme gelen tartışmaya kısaca değinmek istiyorum. Bir milletin bağımsızlık mücadelesini hangi kavramlarla anlattığımız elbette önemlidir. Ancak asıl mesele, o mücadelenin tarihsel gerçeklerini ve Cumhuriyetin hangi koşullarda kurulduğunu unutmamaktır.

Atatürk’ün mirasını anlamak onu hayatın dışında bir yere koymak değil; fikirlerini hayatın içinde yaşatabilmektir. Cumhuriyet’i sevmek de yalnızca onu kutlamak değil, değerlerine sahip çıkmakla mümkündür.

Belki de yeniden başlamak tam olarak budur: Geçmişi unutmadan geleceğe yürümek, yaşadıklarımızdan ders çıkararak umudu diri tutmak ve tüm zorluklara rağmen sorumluluklarımızı yerine getirmek.

Gazetecilik benim için hiçbir zaman yalnızca haber yazmaktan ibaret olmadı. İnsanları anlamak, hayatın içinden geçen hikayeleri görmek ve bazen herkesin gözünün önünde olup da kimsenin konuşmadığı meseleleri gündeme taşımaktı.

Bu köşede kimi zaman yaşadığımız şehri, kimi zaman insanları, ilişkileri ve toplumsal meseleleri konuşacağız. Bazen gündemin içinden geçeceğiz, bazen gündeme bakacağız. Bazen de hepimizin içinde biriktirdiği ama bir türlü dile getiremediği duygulara dokunacağız.

Her zaman aynı fikirde olmayabiliriz. Fakat birbirimizi dinlemeyi, düşüncelerimizi özgürce ifade etmeyi ve farklılıklarımızla bir arada yaşayabilmeyi başarabilirsek, zaten önemli bir mesafe katetmişiz demektir.

Yıllar sonra bu şehre, kelimelere ve okurlara yeniden sesleniyorum.

Ben Gamze.

Hayatın içinden, hayatın tam ortasından yazmaya yeniden başlıyorum.

Cumhuriyetimizin 103. Yılını kutladığımız bu günlerde, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen herkesi saygı, minnet ve özlemle anıyorum.

Cumhuriyetimizin değerlerini korumak, anlamak ve gelecek kuşaklara aktarmak dileğiyle…

Yeniden merhaba.

Yaşasın Cumhuriyet.

YORUM YAP