Marketlerdeki etiketlerden restoran menülerine kadar uzanan yeni düzenleme kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Son günlerde “32 madde yasaklandı” başlığıyla gündeme gelen uygulama kapsamında, tüketiciyi yanıltabilecek ifade, görsel ve tanıtım yöntemlerine sınırlama getirildi.
Yeni dönemde özellikle ürün içeriğiyle birebir örtüşmeyen tanımların kullanımına daha sıkı denetim uygulanacak. “Tereyağı tadında”, “çikolata keyfi”, “köy usulü”, “ev yapımı lezzet” gibi ifadelerin belirli kriterleri taşımadan kullanılması engellenecek. Amaç ise tüketicinin ürün hakkında yanlış yönlendirilmesinin önüne geçmek.
Düzenleme yalnızca market ürünleriyle sınırlı değil. Restoran ve kafelerdeki menüler, servis ücretleri ve ek masraf kalemleri de yakın takibe alındı. Özellikle son dönemde sıkça şikayet konusu olan gizli servis ücretleri ve menü-fiyat uyuşmazlıkları için yeni denetim mekanizmaları devreye giriyor.
Yetkililer, yeni sistemle birlikte etiketlerin daha şeffaf hale geleceğini ve vatandaşın aldığı ürünün içeriğini daha net görebileceğini belirtiyor. Karekod uygulamaları ve dijital fiyat sistemleriyle birlikte denetimlerin artırılması hedefleniyor.
Öte yandan ekonomi yönetiminin kredi kartı ve ihtiyaç kredilerine yönelik sıkılaştırıcı adımları da piyasada “çifte fren” olarak yorumlanıyor. Uzmanlara göre hem tüketim harcamalarını kontrol altına almak hem de fahiş fiyat ve yanıltıcı satışların önüne geçmek için eş zamanlı adımlar atılıyor.
Vatandaş cephesinde ise en büyük soru aynı: “Bu düzenlemeler fiyatları düşürecek mi?” Uzmanlar kısa vadede büyük bir fiyat düşüşü beklemese de, uzun vadede daha şeffaf piyasa ortamının tüketici lehine sonuç doğurabileceğini ifade ediyor.