Kocaeli’nde toplu taşıma ücretlerine yapılması planlanan yüzde 20 zam, zaten geçim derdiyle mücadele eden vatandaşın cebine yeni bir yük bindirecek gibi görünüyor. Elektrik, doğalgaz, kira, market fiyatları derken ay sonunu getirmekte zorlanan vatandaş şimdi bir de ulaşıma gelecek zamla karşı karşıya.
Üstelik bu durum artık sadece ekonomik değil, sosyal bir mesele haline geldi. Çünkü toplu taşıma; lüks değil, temel ihtiyaçtır.
Bugün işe gitmek isteyen bir işçi, okuluna ulaşmaya çalışan bir öğrenci, hastaneye gitmek zorunda olan bir emekli toplu taşımayı kullanıyor. Böyle bir tabloda “zam kaçınılmaz” demek kolay ama asıl mesele alternatif üretmek.
Tam da burada akıllara önemli bir soru geliyor:
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin son dönemde övünerek anlattığı yeni otobüs yatırımları ne için yapıldı?
Madem belediyenin filosu güçlendi, madem onlarca yeni araç alındı, o halde neden vatandaş hâlâ özel halk otobüslerinin maliyet politikalarına mahkûm ediliyor?
Bana göre çözüm aslında oldukça net:
Toplu taşımadaki “havuz sistemi” yeniden değerlendirilmelidir.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait otobüsler, tamamen belediye hizmet mantığıyla çalışmalı ve vatandaşı daha uygun fiyatlarla taşımalıdır. Çünkü belediyecilik ticaret değil, sosyal hizmettir.
Özel Halk Otobüsleri elbette kazanç hesabı yapacaktır.
Bu onların doğal hakkıdır.
Sonuçta özel sektör mantığıyla hareket ediyorlar.
İster zam yaparlar, ister farklı fiyat politikası uygularlar…
Bu kendi ticari tercihleridir.
Ancak belediye otobüsleriyle özel halk otobüslerini aynı ekonomik denklem içine koymak büyük hata olur.
Çünkü belediyenin görevi kâr etmek değil, vatandaşı korumaktır.
Belediye otobüsleri; piyasaya göre değil, halkın şartlarına göre hareket etmek zorundadır.
Bugün birçok vatandaşın beklediği şey lüks duraklar ya da gösterişli tanıtımlar değil…
Daha uygun ulaşım, daha erişilebilir hizmet ve daha fazla sosyal belediyeciliktir.
Kocaeli’nde ulaşım konusu artık sadece bir zam tartışması değildir.
Bu mesele, belediyeciliğin ne için yapıldığının tartışılmasıdır.
Ve vatandaşın aklındaki soru çok açık:
“Belediye halk için mi var, yoksa sistemin yükünü halka yansıtmak için mi?”