SON DAKİKA

İzmit Pusula Gazetesi
Av. Rahmi Ertürk

Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası

Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası
Bu haber 21 Temmuz 2019 - 18:11 'de eklendi

Meslek Hastalığı Nedir, Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası Açılabilir Mi ?

Meslek Hastalığı Nedir ?
Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir
sebeple veya işin yürütülmesi şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel
veya ruhsal engellilik halleridir.(SGK Tanımı) Her hastalık meslek hastalığı sayılmamaktadır.
Öncelikle olarak kişinin yapmış olduğu iş sebebiyle geçici veya sürekli olarak hastalık
geçirmesi gerekmektedir. Dolayısıyla tanım uyarınca bir hastalığın meslek hastalığı olarak
sayılabilmesi için bir kaç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar nelerdir?

Meslek Hastalığı Hangi Şartlarda Oluşur ?
Öncelikli olarak kişinin işçi olması gerekmektedir. 5510 sayılı kanun, meslek hastalığı
nedeniyle hak sahibi olabilecek kişinin sigortalı olması gerektiğini söylemiştir. Ancak, işçi
sigortalı olmasa bile, çalışması ve meslek hastalığı kurumca başka türlü tespit edilmediği
takdirde, meslek hastalığı tespit davası açılarak hem sigortalılığın hem de meslek hastalığının
tespit edilmesi mümkündür. Bunun yanında meslek hastalığının işin yürütülmesi sırasında
oluşması gerekmektedir. Yani hastalık ve iş arasında nedensellik olması gerekmektedir.
Bunların yanında meslek hastalığı oluşabilmesi için işçinin bir devamlılık arz eden çalışma
sürecinde ortaya çıkmalıdır. Ani veya tesadüfi gelişen olaylar neticesinde işçinin bedensel
veya ruhsal zarar görmesi “iş kazası” olarak kabul edilir. Bu durumda iş kazası nedeniyle
tazminat davası açılabilir. Meslek hastalığı ise belli bir süre sonunda yavaş yavaş bedensel ve
ruhsal zararların gelişmesidir. Son olarak Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Yönetmeliği ve
Tüzüğü’nde yer alan hastalıklardan olmalıdır. Hastalık, işçiyi bedensel veya ruhsal açıdan
etkileyerek bir engelliliğe yol açmalıdır. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi
bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar,
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

Meslek Hastalıkları Nelerdir?
Meslek hastalıkları Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü’nün 5. maddesinde tasnif edilerek
ana başlıklar halinde düzenlenmiştir: (Her başlık altında yer alan hastalıklar Tüzüğe ekli A
cetvelinde ayrıntılı bir şekilde gösterilmiştir)
1- Baş arızaları (kafa kemikleri, nöroloji, nöröşirürji, psikiatri arıza ve hastalıkları)
2- Göz arızaları
3- Kulak arızaları
4- Yüz arızaları
5- Boyun arızaları
6- Göğüs hastalıkları
7- Omuz ve kol arızaları
8- El bileği ve el arızaları
9- El parmakları arızaları
10- Omurga arızaları
11- Karın hastalık ve arızaları,
12- Pelvis ve alt ekstremite arızaları

13- Endokrin, metabolizma, kol.

Meslek Hastalığım var ne yapmalıyım?
Öncelikli olarak Kocaeli avukata danışarak hastalığın genel detaylarını, kanuna uygun olup
olmadığını değerlendirmeniz gerekmektedir. Eğer ki meslek hastalığı olduğu yönünde bir
değerlendirme mevcut ise meslek hastalığına maruz kalan işçinin meslekte güç kayıp oranının
öncelikle tespit edilmesi gerekir. Meslekte güç kayıp oranı, sigortalıya SGK tarafından gelir
bağlanıp bağlanmayacağı, bağlanacaksa miktarı ile maddi ve manevi tazminat davası
neticesinde hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkiler. Bu nedenle meslek hastalığı
nedeniyle meslekte güç kayıp oranının doğru tespit edilmesi önemlidir. Tespit edilemeyen bir
meslek hastalığı mevcut ise Ankara SGK Yüksek Sağlık Kurulu'na itiraz edilmesi
gerekmektedir. (Yargıtay kararı aşağıda)
SGK tarafından işçinin maruz kaldığı olay meslek hastalığı olarak kabul edilmediği takdirde,
meslek hastalığının tespiti amacıyla dava açılması gerekmektedir. Meslek hastalığının tespiti
davası avukat yardımı ile yürütmenizi tavsiye etmekteyiz.(Yargıtay kararı aşağıda)

Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası
Meslek hastalığı tazminatı, meslek hastalığına yakalanan işçinin temel haklarından biridir.
Yukarıda anlattığımız üzere, Kocaeli avukatı olarak meslek hastalığı raporundan sonra tespit
edilen oran ile meslek hastalığı tazminatını hesaplayarak dava açarak işçinin en temel hakkı
olan meslek hastalığı tazminatını elde etmekteyiz. Meslek hastalığına yakalanan işçi işverene
karşı her türlü maddi ve manevi zararlarının karşılanması amacıyla tazminat davası açabilir.
Meslek Hastalığı nedeniyle işçinin hakları nelerdir diye soracak olursak öncelikli olarak
maddi ve manevi tazminat hakkıdır. Bunlar nelerdir?
Manevi tazminat, kişilik değerleri saldırıya uğrayan kişinin isteyebileceği bir tazminat
türüdür. Kişilik değerleri, bireyin kişilik haklarını meydana getirmekte olup kanunda
tanımlanmamış olmakla birlikte Yargıtay kararlarına göre kişinin yaşamı, sağlığı, ruh ve vücut
bütünlüğü bozulan herkes manevi tazminat isteyebilir.
Maddi tazminat davası, işçinin meslek hastalığı nedeniyle uğradığı meslekte güç kaybı ve
diğer zararlarını karşılamak üzere açılır. Maddi tazminatın kapsamınını belirleyen temel
unsurlar şunlardır:
14- Tarafların kusur oranları,
15- Maluliyet varsa maluliyet oranı,
16- İşçinin en son geliri

Meslek hastalığı sonucu ölüm halinde; ölen işçinin desteğinden yoksun kalan kişiler maddi
tazminat davası açabilir. Ölüm nedeniyle açılan maddi tazminat davalarında hükmedilen
tazminata, “destekten yoksun kalma tazminatı” denilmektedir. Ölen kişinin eşi, çocukları,
anne-babası veya ölenin kendisine destekte bulunduğunu ispat edebilen herkes maddi ve
manevi tazminat davası açabilir.
Meslek Hastalığı davası ve Meslek Hastalığı Tazminatı Yargıtay Kararları

1.Meslek Hastalığı ve Maluliyet Oranına itiraz
Olayın meslek hastalığı olup olmadığı ve maluliyet oranına ilişkin SGK Sağlık Kurulu
tarafından yapılan tespitlere karşı Ankara’da bulunan SGK Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz
edilebilir. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar SGK’yı bağlayıcı nitelikte ise
de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına
itiraz edilmesi halinde (itiraz, dava açmak suretiyle mümkündür) gerekli inceleme Adli Tıp
Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır (Y21HD-K.2015/15051).

2.Meslek Hastalığı tespit davası usulü
506 sayılı Yasa’nın 4. maddesinde de, “işveren; …sigortalıları çalıştıran … kişiler…” olarak
tanımlanmış olup, olayın meslek hastalığı olduğuna yönelik davalar, sonuç itibariyle, sigortalı
ile işveren arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olduğuna yönelik tespit hükmünü de
içerdiğinden, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve
verilen kararın infazı açısından, işvereninde davada taraf olmasında yasal zorunluluk vardır.
Hal böyle olunca, dava dışı işverene de usulüne uygun husumet yöneltilmesi ile davaya
katılımı sağlanarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu,
yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir (Y10HD-
K.2015/17863).

3.Meslek Hastalığı Tazminat Davasında Zamanaşımı ve Faiz
Dava konusu olayda davacının 03.07.2000 tarihinde tespit edilen meslek hastalığı nedeniyle
%83,50 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı ve 04.08.2000 tarihinden başlamak üzere
21.10.2002 onay tarihli gelir bağlandığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacıya sürekli iş göremezlik tayinine esas alınan meslek hastalığı bakımından değişen ve
gelişen bir durumun söz konusu olmadığı, Meslek hastalıklarında zaman aşımının meslek
hastalığının tespit tarihinden başlayacağı açıktır. Bu duruma göre meslek hastalığının tespit
tarihi dikkate alındığında 14.11.2015 ek dava tarihinde yasanın öngördüğü 10 yıllık sürenin
geçtiği açıktır. Hal böyle olunca, süresi içerisinde davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı
def’inin kabul edilerek ek dava konusu maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi
gerekirken, ek dava konusu talebi de kapsar biçimde maddi tazminat isteminin kabulüne karar
verilmesi hatalı olmuştur. 2000 yılında tespit edilen meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş
göremezlik oranına ilişkin olarak 2014 yılında …. tarafından yapılan değerlendirmenin zaman
aşımının başlangıcının belirlenmesi anlamında davacıya bir hak kazandırmayacağı ortadadır.
Davacı asıl ve birleşen davalarda hüküm altına alınan tazminatlara maluliyetin tespit
tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi açıkça istenmiştir. Öte yandan meslek hastalığı
sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle açılan davalarda faizin zararın meydana geldiği
meslek hastalığının tespit tarihinden itibaren yürütüleceği, meslek hastalığının tespiti ile
birlikte zarar veren bakımından temerrüte düşüldüğünün kabulünün gerektiği dairemizin ve
giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca da davanın niteliğine
göre meslek hastalığının tespit edildiği 03.07.2000 tarihinden itibaren faize karar verilmek
gerekirken, … rapor tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup
bozma nedenidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve
özellikle, meslek hastalığının tespit tarihinde hataya düşülerek, yazılı şekilde hüküm
kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi – Karar :
2016/3194).

4.Meslek Hastalığının Tespiti Davası Açılması Zorunluluğu
Yapılacak iş, meslek hatalığının Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbar edildiği, tahkikat yapıldığı ancak tahkikat raporunda olumlu olumsuz bir sonuca ulaşılamadığı dikkate alındığında,
davacının mirasçılarına davacıda meydana gelen akciğer kanseri hastalığının meslek hastalığı
olarak kabul edilmesi için Kuruma başvuruda bulunmaları, hastalığın Kurumca meslek
hastalığı olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını
etkileyeceğinden işveren aleyhine “meslek hastalığı tespit” davası açması için önel verilmesi,
tespit davası, bu dava için bekletici sorun yapılarak çıkacak sonuca göre; hastalığın Kurumca
meslek hastalığı olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacı müteveffanın, hastalığına ilişkin
tüm tıbbi evraklar temin edildikten sonra, usulüne uygun şekilde meslek hastalığından
kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin rapor alınarak kesinleştirilmesi;
itiraz halinde sırasıyla SGK Yüksek Sağlık Kurulu’ndan ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan
rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması halinde ise; raporlar arasındaki
çelişkinin Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından
çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki
olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul
ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi – Karar :
2015/17475).

5.Meslek Hastalığı sebepleri
Meslek hastalığının tanımı ve şartlarına yönelik verilen bilgiler ışında somut olay
değerlendirildiğinde, sigortalı M…’ın mesleğini icra ederken elini kullanması nedeniyle
yürütülen işin niteliği gereği hastalığın vuku bulduğu, eğer sigortalı, davalı işveren nezdinde
lastik imalat operatörü olarak çalışmasa idi hastalığın da ortaya çıkmayacağı, bu hâliyle işyeri
koşulları ile ortaya çıkan hastalık arasında uygun illiyet bağının bulunduğu açıktır. Hâl böyle
olunca sigortalı yönünden meslek hastalığının varlığı için aranan tüm şartlar gerçekleşmiş
olduğundan M…’ın hastalığının meslek hastalığı olduğunun kabulü gerekmektedir (Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu – Karar : 2018/1185).

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA